Size ihtiyaçlarınız doğrultusunda ve özelleştirilmiş hizmetler sunabilmemiz için, bu internet sitesinde çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezlerle ve nasıl çalıştıklarıyla ilgili daha detaylı bilgi için GİZLİLİK POLİTİKASI’nı okuyunuz. Kişisel verilerin korunması hakkında AÇIKLAMA METNİ’ni okuyunuz.
Sirkülerler:

Vergi 2021-105

20 Eylül 2021

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN FAZLA VE YERSİZ TAHSİL EDİLEN VERGİLERİN TECİL FAİZİ İLE BİRLİKTE İADESİ HAKKINDA VERDİĞİ FARKLI KARARLAR ARASINDAKİ AYKIRILIKLAR DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU TARAFINDAN GİDERİLMİŞTİR

  1. GİRİŞ :

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi (2.) ve (3.) Vergi Dava Daireleri kararları arasındaki Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 112. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen fazla ve yersiz olarak tahsil edilecek vergilerin tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin farklılıklar giderilmiştir.

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 10.03.2021 tarih ve E:2021/1, K:2021/3 sayılı kararı 09.09.2021 tarih ve 31593 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

  2. VUK m. 112/4 KAPSAMINDA TECİL FAİZİ :

VUK’un 112. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 10/02/2011 tarih ve E:2008/58, K:2011/37 sayılı kararıyla iptal edilen 6322 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle yeniden düzenlenen 4. fıkrası aşağıdaki gibidir:

4. Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir.”

Söz konusu fıkra VUK’a 6322 sayılı Kanun ile eklenen geçici 29. madde ile birlikte değerlendirildiğinde 15.06.2012 tarihinden sonra tahsil edilen ve yargı kararı uyarınca iadesi gereken vergilerin 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte iade edilmesi mümkündür.

Her ne kadar bazı vergi ve bölge idare mahkemeleri tarafından farklı kararlar verilebiliyor olsa da Danıştay’ın yerleşik içtihadı “tecil faizine” hükmedilmesi gerektiğidir.

  1. DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU’NUN 10.03.2021 TARİH ve E:2021/1, K:2021/3 SAYILI KARARI :

Mükelleflerin dava dilekçelerinde, kendilerine iadesi gereken vergilerde, vergilerin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin  sadece “yasal/kanuni faiz” talebinin bulunması halinde bu ifadeden ne anlaşılması gerektiği yolunda çeşitli bölge idare mahkemeleri dava daireleri arasında 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Kanuni faiz” başlıklı 1. maddesinde düzenlenen kanuni faizin[1] mi yoksa VUK m. 112/4 te belirtilen tecil faizinin[2] mi anlaşılması gerektiği yönünde görüş ayrılıkları oluşmuştur.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu söz konusu kararı ile Bölge İdare Mahkemeleri kararlarındaki söz konusu görüş ayrılıklarını gidermiştir.

Bu kapsamda:

  • VUK m. 112/4’te 6322 sayılı Kanun’la 15.06.2012 tarihinde değişiklik yapılmadan önce yargı kararı uyarınca iadesi gereken vergiler için faiz uygulanması gerektiği yolunda VUK ve diğer özel vergi kanunlarında herhangi bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle 15.06.2012 tarihinden önce tahsil edilen vergilere ilişkin dava dilekçesindeki yasal dayanağı gösterilmeyen “yasal/kanuni faiz” talebinden genel kanun niteliğinde olan 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Kanuni faiz” başlıklı 1. Maddesinde düzenlenen kanuni faiz’in anlaşılması gerektiği belirtilmiştir. 
  • VUK’un 112/4’te 6322 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle birlikte 15.06.2012 tarihinden itibaren VUK’a tabi olan ve yargı kararı uyarınca iadesi gereken vergilere uygulanacak faiz yasal dayanağa kavuştuğundan iadesi gereken bu vergiler yönünden dava dilekçesindeki yasal dayanağı gösterilmeyen “yasal/kanuni faiz” talebinden VUK m. 112/4 te belirtilen tecil faizinin anlaşılması gerektiği belirtilmiştir.
  1. SONUÇ :

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen karar çerçevesinde dava dilekçesinde yasal/kanuni faiz talebi ile hangi kanunda düzenlenen faizin kastedildiği sorununun, özel hükmün genel hükme göre uygulama önceliğinin bulunması ilkesi dikkate alınarak 15.06.2012 tarihinden sonra ödenen vergiler açısından VUK m. 112/4 te belirtilen tecil faizinin esas alınması gerekmektedir.

    Danıştay’a göre söz konusu husus taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmeyecektir.

    Diğer yandan faiz talebinde bulunulmayan hallerde mahkemelerin herhangi bir faize hükmedemeyeceği de tabiidir.

 

 

[1] 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca kanuni faiz oranı %9’dur.

[2] 30.12.2019 tarih ve 30994 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği (Seri: C Sora No:5) uyarınca 30.12.2019 tarihinden itibaren tecil faizi oranı %15’tir.